30 Aralık 2010

Non Scholae Sed Vitae Discimus*

Madem yarın yılbaşı, yarından sonra yepyeni bir yıla merhaba diyeceğiz, ben de araştırmacı blog yazarı olarak sizlere yepisyeni bilgiler sunmaya devam edeyim istedim. Şimdi malumunuz, her normal insan gibi benim de kafama olmadık şeyler takılır, öğrenene kadar da içim içimi yer. Yine ne oldu, yine neyi kafana taktın ey blog yazarı diyecek olursanız; takvime taktım bu kez kafayı. Rakamsal olarak 6 ve katlarını kullanıyor olmamız, Sümerler'in insanlığa katkısı. Onu hepimiz zaten biliyoruz. Örneğin; 60 saniye, 60 dakika, 24 saat, 12 ay vs. hep 6 ve katlarından oluşmaktadır. Benim kafama takılan ise daha çok isimlerle alakalı. 


Öncelikle, ay isimlerinden başlayalım dilerseniz. Bizim şu an kullandığımız ay isimleri büyük oranda Türkçe değil. Peki Türkçeleri nelerdi diyecek olursanız; Ocak-Ocak, Şubat-Gücük, Mart-Yelin, Nisan-Açaray, Mayıs-Gülay, Haziran-Bozaran, Temmuz-Biçim, Ağustos-Derim, Eylül-Verim, Ekim-Ekim, Kasım-Kasım, Aralık-Aralık şeklindedir. Türkçe ay isimleri, mantık yürüterek anlamları ve neden o adı aldıkları konusunda bence oldukça açık.

Peki, biz neden Türkçe değil de günümüzdeki isimleri kullandık, ya da günümüzdeki isimleri nereden geliyor acaba diyorsanız;

Ocak: Ocak ayına eskiden Kanunisani denirdi. Kânun süryanice bir kelime olup ocak, fırın anlamına gelir.havalar iyice soğuyup ocaklar yakıldığı için bu aya bu ad verilmiştir.

Şubat: Süryanice şebat kelimesinden gelir. Şabat/şobat. Anlamıyla ilgili tam bir bilgi yok.

Mart: Romalıların savaş tanrısı 'mars'tan ismini alır. Kış bastırınca ara verilen savaşlara mart aylarında kaldığı yerden devam edilirdi. Savaş tanrısının adı bu yüzden bu ayın da adı olmuştur.

Nisan: Süryanice'den, nisanna kelimesinden gelir. Kelimenin asıl kökeni akadca nisannus kelimesinden türemiştir. Süryanilerde yılının döndürcü ayı.

Mayıs: Romalıların bereket tanrıçası olan 'miai'den gelir. Bu ayda miai için şenlikler düzenlenirmiş ve miai'nin bayramı kutlanırmış.

Haziran: Süryanice'de "hazıran" sözcüğü "sıcak" anlamına geliyor. "Sıcakların başladığı ay" anlamıyla olsa gerek bu ya bu isim verilmiş.

Temmuz: Eski Babil'de üreme ve bereket tanrıçası tamuza'nın adından geliyormuş. Sümerce'den dummuzi'den, ibranice'de tammuz (efendi, bey anlamında).

Ağustos: Ağustos ise bu ayda ölen Roma İmparatoru Augustus'tan ismini alır.

Eylül: Süryanice'de "aylul" (üzüm), yani "üzüm ayı"anlamına gelmektedir. Hint-Avrupa dillerinde "eylül" ayının karşılığı yedi sayısıdır. Asıl kökeninin mezopotamya dillerinden geldiği bilinmektedir.(sümer,babil,akad)

Ekim: Eskiden süryanice olan teşrin-i evvel adı verilirdi bu aya diğer adıyla ilk teşrin. Bu ayda ekim yapılıp tarlalar sürüldüğü için biz bu aya türkçe 'ekim' adını vermişizdir.(1945)

Kasım: 1945'ten önce kasım ayına yine süryanice olan teşrini sani veya son teşrin adı verilirdi. 1945'ten sonra bu aya arapça kökenli olan 'kasım' adını vermişizdir. Kasım arapça'da 'bölen ayıran' anlamlarına gelir. eskiler kasım ayından itibaren 180 günlük süreler halinde yılı ikiye ayırırlarmış. Ruz-i kasım ve ruz-i hızır diye.

Aralık: Türkçe bir kelimedir. İki şey arasındaki boşluk. Tam emin olunmamakla beraber eski yıl ile yeni yıl arasında kaldığı yani arada kaldığı için bu aya aralık adı verildiği kuvvetli ihtimaldir. Bu aya önceden süryanice kanun-i evvel denilirdi. 1945'ten sonra türkçeleştirilmiş ve aralık denilmiştir.

(kaynak : Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İ.Zeki Eyyüboğlu, Sosyal Yayınlar, 1995, İstanbul)

Herkese sağlık ve mutluluk dolu yeni yıllar diliyorum. Huzur ve para da fena olmaz :)) 

* Başlıktaki ifadenin Türkçesi; Okul için değil, yaşam için öğrenmeliyiz.

5 yorumcuzade:

neslinnce dedi ki...

Heey ne hoş bir araştırma. Teşekkür ederim kendi adıma.
Sende çok mutlu gir yeni yıla :))))

sekeral dedi ki...

rica ederim efendim. ne demek! bi nebze faydalı ya da bilgilendirici olabildiyse ne mutlu bizlere..

yeni yıl dilekleri için ayrı bir teşekkür ettim : ))

xelon dedi ki...

Daha çok yazdığın bir yıl dileklerimle...

İlknurundünyası dedi ki...

Benim de bir zamanlar merak ettiğim sonradan öğrenemeyip vazgeçtiğim bir meseleydi...
İyi ki araştırmışsın, sana da mutlu seneler diliyorum.

Adsız dedi ki...

Butun bu bilgiler icin ne kadar tesekkur etsem az harbi.. Blogu daha yeni kesfettim (evet cok utanc verici) de niye öldü bu blog ya, niye uzun zamandir hic yeni yazi yokk?